Kayıtlar

eserim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Anlık yaşamımın “boğulmalarım” anı...

Boğulmuşum. Bilmiyorum nasıl oldu fakat boğulmuşum. Bir süredir nefes almadan, alamadan, durmadan ve yorgunluk bilmeden boğulmuşum. Farkına varmaya dahi yetecek zaman kavramı içerisinde boğulmuşum. Kimi zaman sessiz ve kimsesiz uzun boğuşmalarda yitirmişim hoş kokan dostluk masalarını. Her zaman masa doludur oysaki. Gelsin rakılar gitsin hüzünler. Arkadan gelen “Akşam oldu hüzünlendim yine ben” melodisi ile bir efkar basar yerli yersiz bütün anılar dökülür ortaya ama sandalyelerden en az birisi hep eksiktir. Bazende bir kaçı fakat gönüller hep birdir bu uğurda. İşte bu masaların ve muhabbetlerin özleminde boğulmuşum. Elini uzatsan sanki dokunacak gibisin ama boğulmuşsun bir kere. Sıcağında boğulmuşum mis kokulu, anne şefkatli yemeklerin. Eski usul tenekelerden ocak yapıp,evin avlusunda  altına odun ateşi besleyerek tavada kızartılan patates, soğan, domates karışımının tadı kalmış damağımda. Ne zaman bir ateş kokusu duysam , aklıma gelir özel baharatlı ve sevgi ile pişi...

50 signs you've been in Turkey for too long...

1. You automatically take off your shoes when entering a house. 2. You’ve tried all the types of street food Istanbul offers: corn, stuffed mussels, chickpeas on rice, nuts, pomegranate juice, popcorn... 3. Not a day goes by without drinking at least one çay (tea). If it does, you feel weird about it. 4. Friends don’t invite you to their homes for dinner, but for breakfast. 5. You know the name of the guy at the bakkal (corner store) on your street. 6. Everything is çok (very): çok güzel, çok iyi, çok ayıp... 7. You have started to answer questions by repeating the answer (evet, evet; var, var; hayır, hayır; yok, yok). 8. You’ve forgotten what it means to recycle. 9. You no longer hear the honking of car horns. 10. You know there is always traffic in Istanbul: the question is whether there is traffic or A LOT of traffic. 11. You know you’ll find a portrait of Atatürk everywhere you go...

Grenoble - Paris Yolculuğu

Yine bir tren yolculuğuna başladım. Bu kez kendi ülkemde değil. Fransadayım. Grenoble-Paris arasında gidiyorum. Grenoble gayet güzel bir şehir imiş. İyi ki gelmişim. Sabah uyandığımda aslında Marsilya ya gidicektim. Eurolines şirketinin hiç bir ofis i açık değildi. Benide almadı kaptan otobüse. Ama iyi sövdüm ibneye. Neyse daha sonra trene atlayıp Grenoble şehrine geldim. Önce biraz tırstım çünkü yağmur yağıyordu ve bende aslında niyetsiz geldim birazda. Paris e gidiş biletimi aldıktan sonra hemen şehre attım kendimi. Şehre yukardan bakılan tepeye doğru yola koyuldum. Yolda yağmur durmuyor bende zaten yorgunum. Sırtımda iki adet çanta ve kamera var. Öncelikle hemen bir yer bulup yemek yiyelim dedik. Her zaman ki gibi her yerde bulabileceğin gibi burada da türk kebab J bulduk. Ulen bir de acil ihtiyaç molası zamanı gelmezmi. Herhalde bir ümit, adam akıllı tuvalet buluruz diye ama biliyordum durumu kötü olacağını, türk fastfood a giriş yaptık. Baktım ki ekranda TRT türk kanalı açık. H...

First Aid Kit - The Lion's Roar

Resim

Nietzche Ağladığında - Irvın D. Yalom

Resim
En son okuduğum kitap... Gayet iyi kurgulanmış ve okumaya değer bir kitap. Zaten sonunda çok şaşıracağınız bir şekilde kurgulanmış. Felsefe okuyanların biraz kafa dağıtacağı ve felsefe ile ilgilenenlerin hoşuna gideceği bir kitap. Kitapta gerçek bölümlerde var. Kitaptaki bir çok karekter gerçekten yaşamış ve bazı olaylar gerçektende başlarından geçmiş.

**Anlık yaşamımın bir “bekleyişim” anı**

Resim
Yorgunluktan elimin tuttuğu kalemle yazıyorum bu kelimleri soğuk bir gecenin en kalabalığında.gözümde birikmiş, yatakla sevişeceğim zamanların düşü. Saçlarımın en kabarık ve karmakarışık hali ile düşünmekteyim. Saatler öncesi geliyor aklıma. Gecenin koynundan gelen bir mavi trenin rayları üzerinde yürümekteydim. Sonsuzluğa doğru uzanıyordu. Geliyordu,gelişlerimin şehrine. Mavi trenin arkasına düşlerimle bağlanmış olan yanlızlık vagonları , bir umut taşıyordu bütün yalanlara melhem olsun diye. Bekliyordum başlangıç istasyonunda bekleyişimi. Geç kaldı biraz. Belkide rotar yaptı hüznüm başkentinde ,belkide bana kırıldı, kızdırdım onu en son ki cümlemin bütün yanlığı ile. Saaat gecenin ben vakitleri ve ben hala beklemekteyim,bütün düşlerimin saf maviliği ile. Belki bir an gelir diye , bekleyişim... Eserim 25/02/2008 00:36 y.e yurdu eskişehir

How many .....?

How many grains of sand does it take to make a beach? How many drops of water does it take to make a lake? How many blades of grass does it take to make a meadow? How many small pebbles does it take to make a mountain? How many stars does it take to make a night sky? How many raindrops does it take to make a storm? How many letters does it take to make a timeless novel? How many trees does it take to make a forest? How many small actions does it take to become successful? I don’t exactly know. But I’m going to keep trying until I find out. These are the words from a Portugal guy "Nordin Machado". He posted on couchsurfing under the "Dreemseekers" group. I like it a lot and thought to share with you. I thank him a lot for these thoughtfull questions and ideas, Have a luck in your dreams... Bir plaj yapmak için kaç tane kum tanesi gerekir? Bir göl yapmak için kaç tane su damlası gerekir? Bir çimenlik yapmak için kaç adet çim gerekir? Bir dağ yapmak i...

Flappy Bird

Resim
It has not been a long time that i found a new game ( actually it's been very popular but i didnt know :) ) called "flappy bird". it is a really simple simple game but at the same time it is annoying and diffucult. How come? you have only one move which is pushing the screen and bird goes up. Your aim is to keep the bird flying and pass bettwen pipes:) you will say " it is simple and graphics look like mario. But it is not like you think. beacuse of this game, the developer removed it from App store and Google Play. I have reached to 42 :) what is yours? You can download the apk from here... Flappy Bird Download Kısa bir süre önce tanıştığım yeni bir oyunu sizinle paylaşmak istiyorum. Aslında bu oyun bayağı popülermiş fakat benim bundan pek haberim yoktu. Oyun çok basit ve kolay. Ama bir o kadar da zor ve sinir bozucu. Tek hamleniz var o da ekrana dokunmak. Amacınız kuşu havada tutup onu boruların arasından geçirmek. Evet kolay diyebilirsiniz fakat bence bir ...

Gecenin Yeşil Huzuru

Resim
Once upon a time :) 2009 Yılının yazında yaz okuluna gider iken yaptığım bir çalışma...  Kayıtları kendi bilgisayarım ile yaptım bu yüzden kalitesi biraz düşük kusura bakmayın :) Şarkı Sözleri :  Gecenin Yeşil Huzuru Bu kelimeler senden gelmezdi hani Hani bu dizilişler eskidendi… Sen değimliydin bugün varım Yarın yokum diyen sessizce Bak bu gece kimsesizim Üşüyorum üzerimi örtsene…                     Denizde yakamoz kalbinde meltem             Kimse bilmez neden bu sitem             Sen gül hep benim yeşil gözlü güzelim… Şarkı söyledik kıyısında Işıklı hüzün nehrinin Yürüdük yolumuzu bilmeden Huzurlu bir gecenin koynunda Yıldızlar çok yakındı Başını omzuma yasladığında…          ...