Kayıtlar

eser etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Satmışım bu dünyanın anasını ama alanı yok!

    Satmışım bu dünyanın anasını ama alanı yok. Hiç satmıyor. Herkes kendi dünyasında kim ne yapsın günlük bir zevki. İçmişim dostum kafam yerinde, hoştur sohbetim sana karşı. Üzmem bilesin zaten sebebim yok kimseyi üzmeye.  Yine bir kimsesizlik anındaki uykusuzluğu oynuyorum mekansız tiyatromda. Ne yana baksam hiçsizliğin ortasındayım. Oyun çok perde fakat tek kişilik. Oyuncu benim, izleyen benim ve yazarıda benim bu oyunun. Kapalı gişeyim sanki. Kapattım kapılarımı seyircilere, hep aynı düşüncelerin eseri gibiyim. Yüzler, gülüşler farklı fakat düşler aynı.  Bu oyunumda akşam matinesi çalıyorum. Eski bir plak koymuşum uzaktan geliyor sesi. Ne çaldığını değil sadece tınısı dinliyorum. Dinledikçe kendimi rüyada geçen bir anı gibi hissediyorum : gerçekleşmeyi bekleyen fakat anlamsız zamanda gelen.  Zamanın en kuytu köşesinde, en berrak vaktinde yürüyorum oyunumda. Etrafımda yeşil ağaçlar ve burada ötüşen kuşların gizemleri var. Yürüyorum. Arka...

Anlık yaşamımın “boğulmalarım” anı...

Boğulmuşum. Bilmiyorum nasıl oldu fakat boğulmuşum. Bir süredir nefes almadan, alamadan, durmadan ve yorgunluk bilmeden boğulmuşum. Farkına varmaya dahi yetecek zaman kavramı içerisinde boğulmuşum. Kimi zaman sessiz ve kimsesiz uzun boğuşmalarda yitirmişim hoş kokan dostluk masalarını. Her zaman masa doludur oysaki. Gelsin rakılar gitsin hüzünler. Arkadan gelen “Akşam oldu hüzünlendim yine ben” melodisi ile bir efkar basar yerli yersiz bütün anılar dökülür ortaya ama sandalyelerden en az birisi hep eksiktir. Bazende bir kaçı fakat gönüller hep birdir bu uğurda. İşte bu masaların ve muhabbetlerin özleminde boğulmuşum. Elini uzatsan sanki dokunacak gibisin ama boğulmuşsun bir kere. Sıcağında boğulmuşum mis kokulu, anne şefkatli yemeklerin. Eski usul tenekelerden ocak yapıp,evin avlusunda  altına odun ateşi besleyerek tavada kızartılan patates, soğan, domates karışımının tadı kalmış damağımda. Ne zaman bir ateş kokusu duysam , aklıma gelir özel baharatlı ve sevgi ile pişi...

Anlık yaşamımın bir "uçak yolculuğu" anı

Şiddetli bir sarsıntı ile uyandım karanlığın içinden ve aniden bir anons sesi duydum. “Sayın yolcularımız bulunduğumuz yükseklikteki hava koşullarından dolayı lütfen yerlerinize oturup kemerlerinizi bağlayınız teşekkür ederiz!” sesi ile irkildim bir anda. Sesi narin ince ve rahatlatıcı olsa da sanki içime bir huzursuzluk verdi. Yolcular kısa sürer diye hiç oralı olmadan yürüyordu koridorda. Sarsıntıların ardı kesilmiyordu ve hemen yanımdaki koridorda yürüyen orta yaşlı bir bayanın şiddetli sarsıntıdan dolayı yere düştüğünü gören yolcular telaşlanmaya başladı. Hafta başında gelmiştim. Sabah iş yerine gidip hiç ummadan gece yarısı uçakta bulmuştum kendimi. Yaklaşık 10 saat uçak yolculuğundan sonra varmıştım Güney Kore. İlk kez uzak bir yolculuk ile uzak diyarlara gelmiştim. Çok heyecanlıydım. Hemen sıcak bir karşılama hissettim. Yüzümde gülümseme vardı yersizce. Iki gün içerisinde bitirmiştim işimi. Daha sonra başkente gelip gezdim. Yaklaşık iki gün boyunca yürüyerek karıştır şehir ...

50 signs you've been in Turkey for too long...

1. You automatically take off your shoes when entering a house. 2. You’ve tried all the types of street food Istanbul offers: corn, stuffed mussels, chickpeas on rice, nuts, pomegranate juice, popcorn... 3. Not a day goes by without drinking at least one çay (tea). If it does, you feel weird about it. 4. Friends don’t invite you to their homes for dinner, but for breakfast. 5. You know the name of the guy at the bakkal (corner store) on your street. 6. Everything is çok (very): çok güzel, çok iyi, çok ayıp... 7. You have started to answer questions by repeating the answer (evet, evet; var, var; hayır, hayır; yok, yok). 8. You’ve forgotten what it means to recycle. 9. You no longer hear the honking of car horns. 10. You know there is always traffic in Istanbul: the question is whether there is traffic or A LOT of traffic. 11. You know you’ll find a portrait of Atatürk everywhere you go...

Grenoble - Paris Yolculuğu

Yine bir tren yolculuğuna başladım. Bu kez kendi ülkemde değil. Fransadayım. Grenoble-Paris arasında gidiyorum. Grenoble gayet güzel bir şehir imiş. İyi ki gelmişim. Sabah uyandığımda aslında Marsilya ya gidicektim. Eurolines şirketinin hiç bir ofis i açık değildi. Benide almadı kaptan otobüse. Ama iyi sövdüm ibneye. Neyse daha sonra trene atlayıp Grenoble şehrine geldim. Önce biraz tırstım çünkü yağmur yağıyordu ve bende aslında niyetsiz geldim birazda. Paris e gidiş biletimi aldıktan sonra hemen şehre attım kendimi. Şehre yukardan bakılan tepeye doğru yola koyuldum. Yolda yağmur durmuyor bende zaten yorgunum. Sırtımda iki adet çanta ve kamera var. Öncelikle hemen bir yer bulup yemek yiyelim dedik. Her zaman ki gibi her yerde bulabileceğin gibi burada da türk kebab J bulduk. Ulen bir de acil ihtiyaç molası zamanı gelmezmi. Herhalde bir ümit, adam akıllı tuvalet buluruz diye ama biliyordum durumu kötü olacağını, türk fastfood a giriş yaptık. Baktım ki ekranda TRT türk kanalı açık. H...

First Aid Kit - The Lion's Roar

Resim

Nietzche Ağladığında - Irvın D. Yalom

Resim
En son okuduğum kitap... Gayet iyi kurgulanmış ve okumaya değer bir kitap. Zaten sonunda çok şaşıracağınız bir şekilde kurgulanmış. Felsefe okuyanların biraz kafa dağıtacağı ve felsefe ile ilgilenenlerin hoşuna gideceği bir kitap. Kitapta gerçek bölümlerde var. Kitaptaki bir çok karekter gerçekten yaşamış ve bazı olaylar gerçektende başlarından geçmiş.

**Anlık yaşamımın bir “bekleyişim” anı**

Resim
Yorgunluktan elimin tuttuğu kalemle yazıyorum bu kelimleri soğuk bir gecenin en kalabalığında.gözümde birikmiş, yatakla sevişeceğim zamanların düşü. Saçlarımın en kabarık ve karmakarışık hali ile düşünmekteyim. Saatler öncesi geliyor aklıma. Gecenin koynundan gelen bir mavi trenin rayları üzerinde yürümekteydim. Sonsuzluğa doğru uzanıyordu. Geliyordu,gelişlerimin şehrine. Mavi trenin arkasına düşlerimle bağlanmış olan yanlızlık vagonları , bir umut taşıyordu bütün yalanlara melhem olsun diye. Bekliyordum başlangıç istasyonunda bekleyişimi. Geç kaldı biraz. Belkide rotar yaptı hüznüm başkentinde ,belkide bana kırıldı, kızdırdım onu en son ki cümlemin bütün yanlığı ile. Saaat gecenin ben vakitleri ve ben hala beklemekteyim,bütün düşlerimin saf maviliği ile. Belki bir an gelir diye , bekleyişim... Eserim 25/02/2008 00:36 y.e yurdu eskişehir

How many .....?

How many grains of sand does it take to make a beach? How many drops of water does it take to make a lake? How many blades of grass does it take to make a meadow? How many small pebbles does it take to make a mountain? How many stars does it take to make a night sky? How many raindrops does it take to make a storm? How many letters does it take to make a timeless novel? How many trees does it take to make a forest? How many small actions does it take to become successful? I don’t exactly know. But I’m going to keep trying until I find out. These are the words from a Portugal guy "Nordin Machado". He posted on couchsurfing under the "Dreemseekers" group. I like it a lot and thought to share with you. I thank him a lot for these thoughtfull questions and ideas, Have a luck in your dreams... Bir plaj yapmak için kaç tane kum tanesi gerekir? Bir göl yapmak için kaç tane su damlası gerekir? Bir çimenlik yapmak için kaç adet çim gerekir? Bir dağ yapmak i...

the landscape of dam lake- Adana Baraj gölü manzarası

Resim
Adana Seyhan Dam lake landscape photo taken by Sony Xperia S Adana Seyhan Baraj gölü manzara fotoğrafı, Sony Xperia S telefonu ile çekilmiştir.

Flappy Bird

Resim
It has not been a long time that i found a new game ( actually it's been very popular but i didnt know :) ) called "flappy bird". it is a really simple simple game but at the same time it is annoying and diffucult. How come? you have only one move which is pushing the screen and bird goes up. Your aim is to keep the bird flying and pass bettwen pipes:) you will say " it is simple and graphics look like mario. But it is not like you think. beacuse of this game, the developer removed it from App store and Google Play. I have reached to 42 :) what is yours? You can download the apk from here... Flappy Bird Download Kısa bir süre önce tanıştığım yeni bir oyunu sizinle paylaşmak istiyorum. Aslında bu oyun bayağı popülermiş fakat benim bundan pek haberim yoktu. Oyun çok basit ve kolay. Ama bir o kadar da zor ve sinir bozucu. Tek hamleniz var o da ekrana dokunmak. Amacınız kuşu havada tutup onu boruların arasından geçirmek. Evet kolay diyebilirsiniz fakat bence bir ...

THE JOY

Resim
Who doesnt wanna get the joy of life like she has...

Driving forklift

Resim
It suits me but need more practice for driving :-) Published with Blogger-droid v2.0.10

Deliliğe övgü - ERASMUS

Resim
Bir şeyler yazmaya karar verdiğimden fakat ciddi bir eser yazmak için uygun durumda bulunmadığımdan deliliğe övgü yazarak neşelenmek istedim....     Holbein ERASMUS

Gül hanım tatlıları

Resim
Allah razı olsun bu güzel lezzetli baklavayı alan Gül hanım dan, kendisi çok değerli bir dostumuz ve ablamız yaşı 24 :-) askerlik tatlımı sayesinde yedim. Kesene bereket allah daha çok versin daha çok tatlı yemek dileği ile... Teşekkür ederiz... Published with Blogger-droid v2.0.10

Turtle

Resim
I was walking on my way to home and saw it in green grass :-) Turtle min ishmagli:-) Published with Blogger-droid v2.0.10

Gecenin Yeşil Huzuru

Resim
Once upon a time :) 2009 Yılının yazında yaz okuluna gider iken yaptığım bir çalışma...  Kayıtları kendi bilgisayarım ile yaptım bu yüzden kalitesi biraz düşük kusura bakmayın :) Şarkı Sözleri :  Gecenin Yeşil Huzuru Bu kelimeler senden gelmezdi hani Hani bu dizilişler eskidendi… Sen değimliydin bugün varım Yarın yokum diyen sessizce Bak bu gece kimsesizim Üşüyorum üzerimi örtsene…                     Denizde yakamoz kalbinde meltem             Kimse bilmez neden bu sitem             Sen gül hep benim yeşil gözlü güzelim… Şarkı söyledik kıyısında Işıklı hüzün nehrinin Yürüdük yolumuzu bilmeden Huzurlu bir gecenin koynunda Yıldızlar çok yakındı Başını omzuma yasladığında…          ...

Birthday of my brother Onur

Resim
Bugün dünyanın en kral abisinin yani benim abimin doğum günü :-) iyi ki doğdun iyi ki varsın abicim :-) kendisi bayan kuaförü olduğu için pastası da ona göre hazırlandı. It is the birthday of my older brother Onur :-) he is a hair dresser therefore the cake was prepared according to it... Happy birthday my brother and all the best for you...

A single moment from Mersin

Resim
It is always a great pleasure to sit near seaside. This time in Mersin... Published with Blogger-droid v2.0.10

the beauty of nature

Resim
It is from a plump tree where a bee collects pollens. Bee is one of the most important step of pollination chain. Published with Blogger-droid v2.0.10